Büyük Şairler


25/12/2007

Belma Sebil

seni ben kallavi sokagi'nda gördüm
sen beni görmedin göremedin
kapilari çaldim adini sordum
söylemediler ögrenemedim
seni ben kallavi sokagi'nda gördüm
bir daha görmedim bilmedim
belma sebil adini yakistirdim
aklima geldikçe her sefer
gözlerinin mavisini bitirdim
saçlarinin siyahina basladim

kallavi sokagi'nda güvercinler
benim karanlik istanbul'um
bir esnaf kahvesinde oturdum
belma sebil ya geçti ya geçer
rüzgarini içime doldurdum
kallavi sokagi'nda güvercinler
bunca yil sönmemis umudum
nisan degilse mayis
persembe degilse pazar
ben belma sebil'i bulurum

 Attila Ilhan

11/12/2007

AYSEL GİT BAŞIMDAN

Kategori: atila_ilhan

AYSEL GİT BAŞIMDAN    
Aysel git başımdan
Ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak, seziyorum
Hem kötüyüm,
Karanlığım,
Biraz çirkinim
Aysel git başımdan,
İstemiyorum
Benim yağmurumda gezinemezsin
Üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Hiç bir dakikamı yaşayamazsın
Aysel git başımdan
Ben sana göre değilim
Benim için kirletme aydınlığını
Hem kötüyüm,
Karanlığım,
Biraz çirkinim
Islığımı denesen hemen düşürürsün
Gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim
Ya ölmek ustalığını kazanırsın
Ya korku biriktirmek yitisini
Acılarım iyice bol gelir sana
Sevincim bir türlü tutmaz sevincini
Aysel git başımdan
Ben sana göre değilim
Ümitsizliğimi olsun anlasana
Hem kötüyüm,
Karanlığım,
Biraz çirkinim
Sevindiğim anda sen üzülürsün
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
İçinden bir gemi kalkıp gitmemiş
Uzak yalnızlık limanlarına
Aykırı bir yolcuyum, dünya geniş
Büyük bir kulak çınlıyor
İçimdeki çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
Sakın başka birşey getirme aklına
Aysel git başımdan
Ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak, seziyorum
Hem kötüyüm,
Karanlığım,
Biraz çirkinim
Aysel git başımdan
SENİ SEVİYORUM
Atilla İLHAN
 

9/12/2007

BATAN BU KÖHNE ŞİLEB...

Kategori: atila_ilhan

BATAN BU KÖHNE ŞİLEB...  

 

garson masa iyi manzarayı değiştir

sırası mı mehtabın yıldız yağmurunun

bu gece yalnızım onlar gelmeyecek

sapa bir yerindeyim umutsuzluğumun

hava soğuk olmalı ağaçlar bütün duman

eğer bulabilirsen ölü bir kar getir

beyazlığı kalın bir su gibi uzayan

bu gece yalnızım onlar gelmeyecek

batan bu köhne şilebde ne işleri var

 

çünkü battım kasa boş ne para ne çek

çünkü bütün telefonlar ısrarla alacaklı

bu gece yalnızım onlar gelmeyecek

hani o sarışın kirpikleri saçaklı

yanağını viski bardağıyla serinleten

sonra nilay hani kafayı buldu mu ağlar

cam yeşili yasemin cıgara dumanı nursen

batan bu köhne şilebde ne işleri var

 

garson masa iyi manzarayı değiştir

büyük şimşek çakmalı gök gürültüsü filan

şöyle dalları kıran şakırtılı bir yağmur

köpek havlamaları bulut karanlığından

zehir bulabilir misin çabucak öldürecek

artık arsenik mi olur siyanür mü olur

hangisi olursa olsun hepsi işime yarar

yoksa bir tabanca bul bir avuç mermi getir

bu gece yalnızım onlar gelmeyecek

batan bu köhne şilebde ne işleri var

21/10/2007

MARIA MİSSAKİAN ATTİLA İLHAN

Kategori: atila_ilhan

MARIA MİSSAKİAN

yüksekkaldırım'da bir akşam
maria missakian'i düşündüm
eğer kendimi bıraksam
yağmur olabilirdim yağardım

kasım'da bir çınar olurdum
yaprak yaprak dökülürdüm
kalbimi sıkı tutmasam

döküp saçıp boşaltsam
içimde yükselen şiiri
kaldırımlara döküp harcasam
gözleri balıkçıl gözleri
dudaklarında tutup rüzgarı
maria missakian adında biri
gelse göğsüne kapansam

gece gölgesine sokulsam
gökyüzünde bulutlar büyüseler
yağmuru dinlesem anlatsam
şimşekler kırılıp dökülseler
bizi sokaklarda bıraksalar
leylekler üşüyüp gitseler
dönüp arkalarına bakmadan

yine akşam oldu attilâ ilhan
üstelik yalnızsın sonbaharın yabancısı
belki paris'te maria missakian
avuçlarında bir çarmıh acısı
gizlice bir sefalet gecesi
çocuğunu boğarmış gibi boğup paris'i
sana kaçmayı tasarlar her akşam

 ATTİLA İLHAN

21/10/2007

MÜJGAN'A AŞK ŞARKILARI

Kategori: atila_ilhan

MÜJGAN'A  AŞK ŞARKILARI
1
dinlerdim telâşlı kanûnlardan sarışın türkçeyi
nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi
ürkek bir çilenti usulca yoklardı bahçeyi
nerde tâvus kuşları nerde müjgân'ın gençliği
nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi

okşamak kumrallığını içimden uysal lambaların
beyhude ıslıklarını yakınlaşan sonbaharın
akşam tenhalığında birlikte duygulanmaların
saklı mutluluğuyla dalgından çok daha fazla dalgın
nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi

bir parça son yalnızlığa öncekiler hazırlıktır
insan bırakmaz sevdiğini sevmek insanı bırakır
kalırsa gözlerinin elinde yaldızı belki kalır
ney üşür kanûn pırıldar udlar oldukça karanlıktır
nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi


2

o akşam da lambamızı söndürmüştük nedîm ile
nedîm'den bile kıskandığım sevdiğim ile
son şarkılar dağılmıştı mevsim ile
yalnız çamlıca'da bir ud yankılanırdı

dünyayı tumturaklı bir yalan sayanlar
yalanın dehşetini yaşlandıkça anlar
nâzım'ın pirâye'yi sevdiği zamanlar
ölse ölümünden ne suçlar çıkarılırdı

boğucu bir sessizlikte ateşten goncalardır
o demirden şiirler ki sanki tabancalardır
umutsuz hangi gününde el atsan ateşe hazır
nâzım onları yazarken duvarlar çatırdardı

gördün sessizce buluştuğunu nâzım'la nedîm'in
lâcivert ıssızlığında yıldızlı bir serviliğin
birinin elinde vâridât'ı simavnalı bedreddin'in
birinin ağzında gül elinde mey kâsesi vardı

3

istanbul puslu karaltıyla müstef'ilün bir gemi
duyulur padişah saltanatıyla bulutlara demirlediği
soğuk akşamlar çalar saatlar kadife konakta
ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta

o soyut kuşlar su aydınlığında atlas yorganların
yüz yıllık hüznüyle yüklü osmanlı zindanlarının
pul pul dağılırlar tasalı bol yansımalı boşlukta
ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta

gece hattât yesârî'nin süzüldükçe vav kayıkları
işlenir yeni baştan bütün sevmek yanlışlıkları
bilmem tamamlanır mıydık bir başka yaşamakta
ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta

o şarkı söylese çalgıların korkup bıraktıklarından
büyülü tamburların kendi başlarına çaldıklarından
ulaşır hâfız post'a sesi yankılarla sonsuzlukta
ben uyansam da ayışığından müjgân uyumakta

4

akşam kılıçlar düşürdüğü ayın ışığından boğaz'da
müjgân mıdır bir uzak gülümsemek midir sazda
ferahnâk'ta iyimser kötümser çarçabuk hicâz'da
müjgân mıdır sevilmek yanlış anlaşılmak mı biraz da

üretir sessizliği erguvanlar düşler sevdayı tamamlar
suları yansıtır camlar cıvalı bir beyazda
müjgân mıdır yoksa sabahlamak mı hâfız'la şirâz'da
divanlardan gül çığlıkları horasanlı papağanlar
şehzâde çılgınlıkları o unutulmaz yazda

müjgân mıdır sevilmek yanlış anlaşılmak mı biraz da



ATTİLA İLHAN

« Önceki � Sonraki »